in ,

114. Yaşında Salvador Dali

Dahi Deli Dali

Katalan, sürrealist ressam.  Aslında bu dahi adam hakkında çok fazla bilgi vermeye gerek yok çünkü hepimiz en azından birkaç defa bu adamın eserlerine eserlerini görmüş ya da  adını mutlaka duymuşuzdur. 11 Mayıs 1904’te doğdu ancak öncelikle bundan tam 9 ay 10 gün öncesine gidelim çünkü Salvador Dalí i Cusí ve Felipa Domenech Ferres çiftinin aslında ressam Dali’den önce bir çocukları daha vardı. Evet, Dali’nin normalde bir abisi vardı ancak bahsettiğim gibi Dali’nin doğumundan tam 9 ay on gün önce Salvador adındaki 1901 doğumlu ağabeyi sindirim sistemindeki bir iltihap sonucu hayatını çok erken yaşta kaybetmişti. Aslen Salvador ismi, Salvador Dali’ye ağabeyinden geçmiştir. Biraz karıştı farkındayım, toparlıyorum:

İlk Salvador ailenin babası, 2. Salvador ilk çocuk, 3. Salvador ise bugün(11 Mayıs 2018) 114. Yaş günü olan Ressam Salvador. Çift, ilk çocuklarının bu ölümüne kendilerini alıştıramamış olsa gerek, kardeş Salvador’a ağabeyi hakkında hikayeler anlatırlar ve hatta beraber her hafta ağabey Salvador’un mezarını düzenli şekilde seyahat ederlermiş. Bu sebeptendir ki kardeş Salvador henüz erken yaşlarında kişilik karmaşası içerisine girmişti. Ağabeyini hiç görmemesine rağmen ondan : “ İki su damlası gibi birbirimize benziyorduk, fakat yansımalarımız farklıydı. O, herhalde benim fazla mutlak olarak tasarlanmış ilk versiyonumdu.” diyerek bahseder. Kendisi henüz 3 yaşındayken kız kardeşi Anna Maria doğdu. Ailenin tek erkek çocuğu olması nedeniyle herkes tarafından çok sevildi ve küçük yaşlarından itibaren kaprisli ve tabir-i caizse şımarık bir karakter tutumu içindeydi.  17 yaşındayken, Resim’e başlamasında ona en büyük desteği veren annesini kaybetti.

“Anneme tapardım, ruhumun kaçınılmaz kusurlarını görünmez kılabilmesine hep güvendiğim bir varlığın kaybını kabullenemiyorum”.

“Hayatımda aldığım en sert darbe.”

Bir “Bad Boy”du desek pek yanlış olmaz sanırım çünkü genç yaşta , eğitim gördüğü akademiden uzaklaştırıldı Dali. Kimileri için bu pek de kötü çocukluk olarak görülmese de, ilerleyen satırlarda ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Katalandı katalan olmasına ancak İspanya İç Savaşı’nda General Franco’yu desteklediğini belirtti. O güne kadar apolitik kişiliğiyle bilinmesine karşın, bu açıklamasının ardından kendi gibi birçok sürrealist ressamla arası bozuldu.

Henüz 27 yaşında, meşhur eseri “Belleğin Azmi”’ni yaptı.  Hepimizin hayatında en az bir defa gördüğü erimiş cep saatlerinin olduğu bu tablo ;  Katı, müdahale edilemez diye tabir ettiğimiz “Zaman” kavramına bir protestoydu aslında.

 Yaptığı açıklamalar ve sergilediği tavırlar sonucu, sonradan da uyuşmazlık yaşadığı sürrealist grubun önderi Breton, Salvador Dali’ye yaptığı Avida Dollars (Dolar Heveslisi) adlı  anagrama Dali, ileride dillere pelesenk olan bir cümleyle cevap verdi :

  • “Le surréalisme, c’est moi!” (Sürrealizm, Benim!) –

İlginçtir ki Adolf Hitler’e ayrı bir sempatisi de vardı. Devamlı bu hayranlığının politik olmadığını savundu sorulan sorular üzerine. Kitleleri etkisi altına alabilmesine mi yoksa fütüristliğine mi hayrandı bilinmez ancak “The Enigma of Hitler” adlı bir tablosu bile vardır.

O zamanlar için alışılmışın dışında bir evlilik hayatı vardı Dali’nin, karısı Gala ile birlikte. 1929 başlayan bu aşk  daha sonra evliliğe varacaktı. Dönemimiz tabiriyle “Açık Evlilik” sürdürüyorlardı. Ne karısı Gala, ne de Dali bundan rahatsızdı. Aileleri pek sıcak bakmasa da umurlarında değildi. O, karısı Gala’yı daima hayatının aşkı olarak gördü.

Gelelim Bad Boy Dali’nin diğer vukuatlarına. Öyle ki, zenginlere tablolarını satmak için başvurmadığı kurnazlık yoktu. Öyle ki : Tablolarının bazılarında toksik oranı yüksek, son derece ölümcül yılan zehiri içeren boyalar kullandığını bile söylemiş.

Dışarıda yemek yemeği pek seven Ressamımız, davetler vermeyi de ihmal etmezdi. Dışarıda verdiği bazı davetlerde sıra hesap ödemeye gelince, çek defterini çıkarır, dışarıdan gerekli tutarı yazarmış gibi görünse de aslında çek yapraklarının arkalarına imzalı karikatürlerinden çizermiş. Restaurantlar pek de şikayetçi olmasa gerek zira bu karikatürler Dali’nin kaleminden çıkma 🙂 .

Yeri geldi yaptığı açıklamalarla büyük tepki çekti, yeri geldi Walt Disney ile beraber bir çizgi film bile  yaptı. Hatta , Alfred Hitchcock ile beraber “Spellbound” adlı filmde beraber çalıştı. Picasso’ya olan hayranlığını onun adına 1940’ların sonlarına doğru sürrealist bir Picasso  portresi yaparak taçlandırdı. Ancak benim fikrimi soracak olursanız en başarılı tablolarından biri, İspanya’da bir selde boğulan ve  hayatını kaybeden insanlar adına yapmış olduğu “Galacidalacidezoksiribonükleikasid” adlı eseri.

Bir Rolls-Royce’u karnabaharla doldurup İspanya’dan Paris’e kadar sürmüşlüğü bile var.Hem de tamı tamına 500kg.

“Bahsi geçen Rolls-Royce Phantom II”

Daha sonrasında katıldığı bir söyleşide, karnabaharın logaritmik eğrisinden ötürü hayran olduğunu söyledi. “Her şey Karnabahar’da bitiyor” sözü buradan geliyor olsa gerek.

1982 yılında kaybettiği eşi Gala’nın da mezarının bulunduğu Pubol’a yerleşti.  Son yüzyılın sürrealist dahi delisi Dali, geride binlerce güzel eser bırakarak eşinin ölümünden  7 sene sonra 1989 yılının bir Şubat gününde, 84 yaşında, kalp yetmezliği sebebiyle hayatını kaybetti. Cansız bedeni ise ilaçlanıp Figueras’ta bulunan müzesinin mahsenine gömüldü.

“Le surréalisme sera toujours c’est toi Dalí!”

Ne düşünüyorsun ?

0 puan
Artı oy Eksi oy

- kaan.goksen

İstanbul - UnivLille- MarmaraUni

One Ping

  1. Pingback:

Bir cevap yazın

Tellurian (2014)

Tuval