in ,

Hiç

Geçmiş nasıl belirtilebilir ki başka diye düşünürken fark ettim ki; eğer geçmiş geçmemişse hiç bir şekilde ifade edilemez. Nefes aldım mesela az önce, iki saniye akciğerlerimde dolaştı ve tekrar geri verdim. Demek ki geçmiş, iki saniye önce ciğerlerimi turlayan nefes; artık benim bile değilmiş… Hani bazen sahipleniriz ya bir insanı, o insana kalbimizde ömrümüzde en değerli yere koyarız, canıma can yoluma yoldaş oldun bile deriz hatta…

Sonrası ise müphem, bazen o gider ya da gitmek zorunda kalır siz kalırsınız geri de, bazen de o kalır. Onun kaldığı pek görülmez, o hep gitmeyi tercih eder çünkü. Ve size simsiyah bulutlar sessizce “Merhaba !” der. Bu merhaba size neler öğretir biliyor musunuz ? Gönlünüzün yerini  acılarla öğretir, içinizdeki yanardağ kıvılcımlar saçarken sahte gülümsemelerle mutlu gözükmeyi öğretir, belki de en önemlisi size hiçliği öğretir.

Hiç… Çok büyülü bir kelime değil mi sizce de ? Sevdiğinizin bir hiç olduğunu, yaşanılan günlerin bir hiç olduğunu, anıların fotoğraflarla yok olarak hiç olduğunu ve daha nicesini… Sonra ise zaman geçer, takvimler yaprak değiştirir birer birer ama siz hala o günde saplanmışsınızdır. Ne bir önceki gün ne de bir sonraki gün, tam o gün; 14 Eylül 2018 / 16.32

Bu tarih benim saplandığım tarih; acısı hala gönlümden ve gözyaşlarımın ağırlığı boğazımdan hiç geçmedi… O hiç oldu, anılarımız hiç oldu ama sevgisi hiç olmadı… Geçmişten şu ana gelebilir miyim sizce ? Aldığım nefes gibi sevgisi yabancılaşabilir mi ? Ciğerlerimi iki saniye dolaşan nefesim gibi gönlümde aylardır beslediğim sevgi de bir anda gider mi benden ? İnanın cevabını ben de bilmiyorum, tek bildiğim şey; izahını bile yapamadığım geçmişte sıkışıp kalmış bir haldeyim…

Ne düşünüyorsun ?

20 puan
Artı oy Eksi oy

Bir cevap yazın

RHCP – Under The Bridge Şarkısının Üzücü Hikayesi

Boşnak Kızı