in

Hâlâ

Karanlığın bu kadar hüküm sürdüğü bir gezende yaşamak kadar zor şeyler yaşıyorsun.  Bir şeyler üstüne gelir gibi olup seni boğarken , geri döndüremeyeceğin hatalar yapıyorsun. Üzüyorsun, kırıyorsun,  beni yıkıp geçiyorsun,  farkında bile olmadan. Ama sonra bir gülüyorsun sen ,  bir anda sanki tüm baharları toplayıp bana vermişler gibi mutlu küçük bir çocuk oluyorum. Beni boyunduruğunun altına aldığın tüm o hatalar önemsiz kalıyor bir tebessümünün yanında. Bir detay olarak kalıyor sadece.  Sonra beni kırdığın tüm yerlerimden toparlayıp tekrar eskisinden daha kötü bir şekilde kırıyorsun. Kalbim, aklım şaşkın ve bir o kadar hüsranlı. Duygularım laçka olmuş. Ve şimdi de gelmiş ‘ istersen git!’ diyorsun , kalbimde yaşadığım onca fırtınayı yok sayarak. Yaşadığım tüm o güzel ve aynı zamanda kötü anıları olmamış , hiç yaşanmamış gibi bahsediyorsun. Ne diyim belki de benim imtihanım senin aşkınla yaşamaya çalışmaktır. Kalbimi eline verip ‘ kırık dökük ama hala kırılacak yerleri kaldı’ demek oluyordur belkide. Belki de senin aşkının kıvılcımı kalbime düştüğü gün benim ruhumun katli yaşanmıştır o gün  kim bilir…

Ne düşünüyorsun ?

0 puan
Artı oy Eksi oy

Yol karalamaları – 12 Eylül

Son Dördün