in

Yol karalamaları – 12 Eylül

Bir şeye güvenmeye gayret etmenin göğsümü yakan o korkunç keskinliğine yenik düşüyorum geceler sorun değil ama güneşin doğuşu ? Öyle ortaya öyle karşıkonulamaz. 

İyi bir şarkı seçip yüksek dozda münferit dertlerimin kucağına oturuyorum beni fiyakalı bir ölümden başkası kurtarmaz gibi. Başlayıpta bitiremediğim her şey taşıyor hayatımdan ağlamayı bile erteliyorum hoşuna gidiyor mu tanrım ? 

Canımı yakan herşeye teşekkür ediyorum artık renkli taşlara basmayacak kadar büyüdüm. Geride bıraktığım her şey arkamdan bir sigara yakıyor. Hayatımın genel temposunda piç bir surat ifadesiyle yürüyorum bu mucizevi harabede. Sorun değil kendimi yakıp size ışığın ne olduğunu öğreteceğim. 

Ağlıyormusun nietzsche? Dert etme bende birşeylerin öldüğünü gördüm. Belki de tanrının son şakasıydı sana ümitsizlik. 

Çok seviyorum ama ölüyorum her nefeste kime yetti onca sene ? Yanında bir gün burada bir asırmı gerçekten ? Bak sevgilim yaşayacağımız yeri buldum. Neden cansız duruyorsun sevgilim ? Birileri kendi parçasını mı kıskandı yoksa ha ? Ben kolay ölmem tanrım bilindik mutluluklar kafa açıyor sıkılıyorum. Bana göğüs kafesini paramparça eden acılar lazım. 

Kıyamet yeri seni kaçırmış zebaniler ağzımda sigara çekip çıkarıyorum aralarından ama lanet olsun! Üzülüyorum zebanilere. Bir insan bir zebaniye bile neden üzülür ? 

Burası, benden haklı olduğum yerde bile utanıp büzülmemi istedi o yüzden ki umrumda değil yiğitlik öyküleri ve takmıyorum iyi bir geleceği. Gelecekte iyi bir geçmişimiz olacak ve ben suratlarınıza vuracağım acılarımı. Kalbinize bırakacağım yangınımı bir papatyaya dönüşüp havaya savrulacağım çünkü insan olmak bi boka yaramadı tanrım, yaramadı tanrım

Ne düşünüyorsun ?

0 puan
Artı oy Eksi oy

Bir cevap yazın

Art Nouveau

Hâlâ