in

Minik kalplerden mektup var

Bu çağda doğmuş bir çocuğum ben,

Cinsiyetim kız erkek fark etmez.

Bu dünyaya attığım güzel adımlar,

Bir gün bitecekmiş hiç bilinmez.

Doğduğum zaman kucaklarda dolaşırdım,

Bebektim daha her sevgiye koşardım.

Bilemezdim o dokunuşlar sevgi ile değil.

Daha dişlerim çıkmamışken ağzımda,

İnsan denen canavarla tanıştım bir anda.

Bazen sokakta oynarken ya da bayramda,

Belki bir yabancı veyahut akraba,

Zar zor adımlar atarken düşe kalka,

Aldılar beni uzaklaştırdılar anında.

Sesim nasıl çıksın ki benim.

Daha doğru düzgün konuşamam ki.

Ağladım beni aldıkları zaman,

Sonra anladım niyetleri masum değil.

Başladılar bana eziyet etmeye,

Yapma diye baktım ben sessizce.

Çığlıklarımı bazen ağzımı kapatarak,

Bazen de döverek susturdular.

Bilmezlerdi çocuklar sessiz çığlıklar atar.

Kaç kere yaptılar bunu bana,

Sonra hunharca vurdular vurdular.

Bazen saklamak için gömdüler toprağa,

Bazen de attılar bir çöp kutusuna.

Ailem bir umutla aramıştı beni günlerce,

Sonra haberim geldi onlara ekiplerce.

Bir feryat koptu annemden bayıldı,

Babam sessiz gözyaşı döktü, direndi.

İnsanlar bir iki gün sokağa çıktılar,

Sonra unuttular beni, zaman geçti.

Tekrar yaşandı bu acılar döngü devam etti.

Hayattan kopan her çocuk için,

Haberler aynı anonsu geçti.

Doğarken bilmezdik, masumduk biz.

Kötü emellerine alet edildik.

İnsan diyemezdim onlara,

Karşı koyamadım, bana ne yaptılar,

Melek olmak için küçük olduğum bu yaşta,

Cenneti değil, cehennemi yaşattılar.

Annemdi saçlarımı nazikçe okşayan,

Bilemezdi o saçlara kimler dokundu.

Yere düşsem oynarken içi yanan babam,

Bedenimde nasıl yaralar açtılar tahmin edemezdi.

Benim bir gözyaşıma kıyamayan ablam,

Gözlerimden kanlı yaşlar geldiğini göremezdi.

Kulaklarıma takmak için güzel küpeler alan abim,

Kulak zarımın patladığını işitemezdi.

Ben yemeden yemek yemeyi reddeden annem,

Açlıktan öldüğümü duysa dayanamazdı.

Ve benim için seferber olan kalabalık,

Sessiz çığlıklarımı asla duyamazdı.

İlk değildim ben ve son olmayacaktım.

Bu zalimler bana kıydıkları gibi,

Acımayacaktı masum yüzlere, gözlere.

Ve bizler ölürken, durmayacaktı bu silsile.

Bir tek isteğim var sizden,

Çocuklarınızı korumak ve kollamak.

Pis ellerin bize uzanmasını engellemek.

Bu dünyayı tekrar cennete çevirmek.

Çok bir şey değil bu isteğim,

Artık bunlar son sözlerim.

Bizler melek olmak değil,

Bu dünyada korkusuzca yaşamak istiyoruz.

Biz acı çekmek değil,

Birazcık merhamet ve sevgi bekliyoruz.

NAZLIHAN DURAN

Ne düşünüyorsun ?

0 puan
Artı oy Eksi oy

Bir cevap yazın

Sıradışı Bir Dostluk Öyküsü: Sokak Kedisi Bob

Adsız