in

Her şey zıddıyla kaim midir ?

Bir şeyler yazmak istiyorum. Ama ne yazacağım? Yazmak için illa ilham gerekli mi? Şu an yazmak istiyorum ama içimde o kadar çok şey var ki hepsi birbirine karışıyor. Ve böyle bir karmaşada yazamıyorum. Yazamadığım gibi kendimi de ifade edemiyorum. Size de böyle oluyor mu ? İnsanın kafası ve içi karışık olunca telaffuz ettiği kelimeleri de karışık oluyor. Şimdi telaffuzsuzluğumu yenmeye çalışarak burada çift duygululuğu anlatmaya çalışacağım. Adını  ben koydum bu duygunun. Insanın öyle anları oluyor ki hayır demek istiyorsun ama evet diyorsun. Sevmek istiyorsun ama sevmemek için bir neden buluyorsun. Gitmek istiyorsun ama kalmak da istiyorsun. Kısaca ‘ne seninle ne de sensiz’ mantığına dönüyor bu döngü. Cok seviyorum sevmek için bir sürü nedenim var,gözlerimin önüne güzel anılarımız geliyor. Önce mutlu oluyorum.’Ne güzel günlerdi be’ diyorum ama yarıda kalıyor. Zihnimin derinliklerini hemen yaptığı kötülükler geliyor ve zihnim adeta bir kara bulut gibi kaplıyor. Kötülükleri, iyiliklerine galip geliyor. Şimdi de sevmemek için nedenler buluyorum. Ama biraz önce seviyordum,anılarımız vardı… Ah bu -di’li geçmiş zaman- işte. Sevginin yanında sevmemeyi de öğrendik böylelikle. Bu zıtlıklar alemine açmışız gözümüzü. Zaten bu zıtlıklara da alışıyoruz gün geçtikçe. Hatta alıştık. Duygusuz olduk. Karşımızdakini anlayamaz olduk. Anlaşılmaz olduk.

Devrik ve karmaşık cümlelerim arasında kayboldum. Yazımı burada bitirmek istiyorum. Daha da kaybolmak istemiyorum.

Ne düşünüyorsun ?

2 puan
Artı oy Eksi oy

Aldous Huxley’den Cesur Yeni Dünya

Çocuk