in

Boşluk

İnsan yalnız hissedince hamam böceğine benziyor. Bir yolda dümdüz yürürken bir anda değişiyor istikamet. Sanki her yön değiştirdiğinde bulmuş artık gideceği yönü, biliyor varacağı yeri. Oysa hiç de öyle değil gerçek. Nereye gitse ne yöne sapsa kâr etmiyor. Ne yaşamak için bir amaç ne kabul edilecek bir topluluk. Hiçbir şey yok gittiği yönlerin, seçtiği yolların hiçbirinde.

 Bir yazarla hamam böceğinin ayrımı burada başlıyor belki de. Hamam böceği bir şekilde yaşıyor hayatı düşünmeden. Hayat bir şekilde ilerliyor. Şanslıysa bir belgeselde oynuyor. O günü geçirecek yemek buluyor, bazen de bir kaza ile ters dönüp kalıyor sırt üstü ve yavaş yavaş ölümü bekliyor.

  Yazarsa yazıyor. Çünkü düşünmeden edemiyor. Bu koca yalnızlıkla ne yapacağını bilemiyor. Alsa onunla yaşamaya başlasa olmuyor yaradılışı belki de izin vermiyor. Kurtulmaya çalışsa yalnızlık bir sarmaşık gibi büyüyor ruhunda. Bir bataklık gibi çekiyor onu içine. Yazmaktan başka çare kalmıyor o zaman da. Çünkü kimseye anlatamazsın bunu. İnsan anlatamaz yalnızlığını başka insanlara çünkü o zaman daha büyük bir dehşetle hatırlar başkası anlamayınca ne kadar yalnız olduğunu.

  Ama gelin görün ki yazmak için de yalnız olmak lazım geliyor. Ya yazar olursun ya mutlu. Başka seçenek görünmüyor bu yolun ucunda. Werther için de böyleydi benim için de. Şu kalemi elime almam için, şu şarkıyı açıp da kimseye bir şey ifade etmeyen yalnızlığımı , huzursuzluğumu anlatmam için mutsuz olmam lazım. Mutluyken aklıma gelmiyor satırlar kelimeler. Mutluluk kalbimi öyle bir dolduruyor ki yalancı zevkiyle sanki yalnızlık çekip gitmiş benden. İki göğsüm arasındaki boşluk terk etmiş beni,  hastalık vereceği başka vücutlar arıyor.

  Hayır.

  Benim boşluğum hep iki göğsümün arasında. Ne zaman gelse aklıma çekip gidenler, ne zaman anlasam birileri çekip gidecek; vurur göğsüme olanca kuvvetiyle:

  “Ey aptal! Ben ne hastalığım iyileşeceğin ne de bir sarmaşığım kökümü kurutabileceğin. Ben senin parçanım. Ancak gün gelir de toprak altında bir çiçeğe can verirsin o zaman kaybolur gideriz birlikte.”

  Gidemem ondan. O da benden gidemez. Belki o da istemezdi var olmak tıpkı benim gibi. Ama gel gör ki mecburuz şimdi birbirimize. Kimse kalmadığında kimsem olan bu yalnızlığa mecburum şimdi. Derdimi anlayan tek varlığa, yalnızlığa mecburum ben şimdi.

Ne düşünüyorsun ?

10 puan
Artı oy Eksi oy

Bir cevap yazın

Yaşar Kemal’den Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca'İnceleme

Müjgandan