in ,

Şanlı Çanakkale

18 Mart Çanakkale Zaferi Anadolu Halkının kazandığı en büyük zaferlerdendir belki de, ancak bu zafer büyük acıları ve yıkımları beraberinde getirmiştir. Bu kutsal mücadele içerisinde vatan ve toprak uğruna yaklaşık 250 bin şehit verilmiş, Çanakkale çeyrek milyon Mehmetçik kanı ile sulanmış,  nice çocuk babasız birçok kadın dul ve gözü yaşlı binlerce ana evlatsız kalmıştır. 15-16 yaşındaki genç çocuklar, belki daha küçük belki daha büyük. Sokakta top oynamaları gereken yaştalarken üstlerine toplar yağıyordu. Bu bir oyun değildi. Bu korkusuzca bir şeydi. Çok cesur bir hareketti. Ölüm sırasını bekliyorlardı. Ve hiçbiri gözünü kırpmıyordu. Bu topraklar için bir canını değil on canıda olsa onunu da vereceklerini biliyorlardı. Sonra ne mi oldu? Galatasaray Lisesi ve birkaç lise o yıllarda mezun veremedi. Çünkü en güzel, en şanlı biçimde hayattan mezun olmuşlardı. Bu savaş, tarihin en kanlı muharebelerine tanıklık etmiş, imkansız denilenin ruh, azim ve inanç sayesinde gerçekleşmesine şahit olmuştur…

Bütün dünya bir olmuş Çanakkale’yi geçmek için bütün imkanlar kullanılıyor ama bir şeyi unutuyorlardı ki karşısında duran ordu savaşmak için değil ölmek için dikilmiş neferlerdi. Mustafa Kemal, onlara: “Ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum.” demiştir. Bu inanç bu şuur ve bu cesaret karşısında düşman hiç beklemediği üzere bir direnişle karşılaşmış ve geri çekilmiştir. Topraklarımız üzerinde planlar kuran oyunlar oynamaya çalışan kirli ellere halkımız müsaade etmemiş ve Çanakkale geçilememiştir. Bu savaşın kazanılması üzerine halkımız kendinde güç bulmuş ve bir süre sonra başlayacak olan Kurtuluş Savaşı’nda canla başla çalışmış, savaşmış ve düşmanı yurttan temizlemiştir.

Bugün biz seneler sonra bu topraklarda özgürce yaşayabiliyorsak bu toprakların her türlü nimetinden faydalanabiliyorsak bunu bu savaşlarda canını ortaya koyan şehitlerimize borçluyuz. Toprağa bastığımızda hala onları hissedebiliyorsak, o zor günleri gözümüzün önüne getirebiliyorsak biz vatanın bir evladı sayılırız. Çanakkale azmin, cesaretin, fedakarlığın ve milli şuurun zaferidir. Bağımsızlığa olan inancın özgürlük aşkının zaferidir. Bizler atalarımızın haklarını ne yapsak ödeyemeyiz. İşte sırf bu yüzden onların kemiklerini sızlatmayacak şekilde yaşamalı onların bize bıraktıkları toprak, vatan, bayrak gibi emanetlere sahip çıkmalıyız. Bu emanetleri tıpkı seneler önce şehitlerimizin yaptığı gibi gerekirse kanımızın son damlasına kadar korumalıyız. Mehmet Akif’in de dediği gibi: “Âsım’ın nesli… diyordum ya… nesilmiş gerçek:

İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.”

Ne düşünüyorsun ?

14 puan
Artı oy Eksi oy

Bir cevap yazın

Sınırlar

Sonrası Yoktu