in , ,

Galata Köprüsünde

-Ahmet n’aber ?

-İyi be abicim ne olsun kısmetimizi bekliyoruz akşam oldu daha bi tane vurmadı namussuz

-Gelir be oğlum sıkma canını. Kaç yıldır görürüm seni bu köprüde. Az çok da muhabbet ederiz hep soracak olurum, sıkılmaz mısın hiç?

-Yapma be abi sıkılır mı insan hiç! Bizimkisi sabır değil, kısmet işi! Bilemizsin ki ne zaman denk gelir her gün bunun heyecanı için gelirim buraya deniz bana ne verecek diye bir gün üç bir gün hiç. Sen nereye böyle ?

-Ben de dolaşmaya çıktım yine, hadi sana rast gele!

Ahmete’e döndü arkasını, ceplerini yokladı, bir  sigara daha yaktı. Sonra Ahmeti düşündü. Çok da tanımazdı onu. Yıllardır köprüden geçerkin ki aşinalığın verdiği bir ahbaplık vardı, hepsi o.

“Sabır değil, kısmet işi.” demişti, bir türlü alamadı kendini, tekrarlayıp durdu. 

Köprü boyunca insanlara baktı, tutup kollarını çekip soracak oldu “Siz de her gün bu sokaklarda, bu caddelerde, bu köprüde Ahmet’i haklı çıkarmak için mi gezersiniz?” diye kendine sormaktan korkuyordu bunu. 

Sahi ya, neden her gün bu köprüden geçerdi?

 

Hikaye: U.K. Tüm Yazıları

Görsel: Ekber Öztürk instagram

Ne düşünüyorsun ?

1 puan
Artı oy Eksi oy

- ekberozturk

Berlin-İstanbul | Marmara Üniversitesi | AFS'13 USA | YazanOkur

Editör

Bir cevap yazın

Hikayeleriyle Türküler ve Günümüz Yorumları

00.21