in

Ne Güzeldin “Serenad”

Bir yerde okumuştum gençliğime dönüp tekrar okumak isterdim diyordu Zülfü Livaneli’nin Serenad’ı için. Kitabın sizi içine çeken gerçekliğini okuduktan sonra anladım ne demek istendiğini. Kitabın içinde her duyguyu yaşıyorsunuz; acı, öfke, kırgınlık, kızgınlık… Bazen de umut doluyor içinize, Maya’nın hikayesi cesaret veriyor insana.

Kitabı anlatmaktan çok ne hissettirdiğini anlatmak istiyorum aslında. Hayatımızdaki küçük detayları görmezden geliyoruz kimi zaman, hayatın içine tutunmaya çalıştığımız kalıbı aşamıyoruz sanırım, kendimizin farkına varamıyoruz ya da. Kendimizle konuşmayı unutuyoruz “Nasılsın?” sorusunu kendimize sormalı belki de. Bu sorunun cevabını kendimize cesurca verebilirsek en büyük adımı atmış oluruz kendi dünyamızın kapısını açmak için.

Kitap, inanç veriyor size kendinizin yapabilecekleriniz isteklerinizin farkına varıyorsunuz. İnanıyorsunuz kendinize başka hayatlara dokunarak kendi payınızı alıyorsunuz oradan. Her satırında bir şeyler işliyorsunuz içinize. Geç olmadan durup bir nefes almalı aslında gökyüzünü içinize çekiyormuş gibi sonra dönüp bakmalı dünyaya burayı nasıl ‘ben’ yaparım diye, mutluluğumla nasıl var olurum diye. Belki de insan kendine güzel bakınca başlar her şey, anlam kazanır içine çektiği her nefes.

Kendimize hep güzel bakabilmemiz dileğiyle 🙏

Ne düşünüyorsun ?

6 puan
Artı oy Eksi oy

Bir cevap yazın

Aramızdan Ayrılışının 58. Yılında Hasan Âli Yücel

Bir çocuk öldü ve Hepimiz seyrettik