Hatice Akyüz

Ünsüz Yazar

etkin 7 yıl önce

Heybeliada Göründü.

Merhabalar sevgili okurlar… Size dünyanın merkezi olmayan ama ‘olsaydı çok yakışırdı’ dediğim bir yerden yazıyorum. Burası Heybeliada… Her şeyden önce yetkililere bir önerim var. Adanın iskelesine şöyle kocaman, büyük harflerle “LÜTFEN GEÇERKEN UĞRAMAYIN. BİZATİHİ HEYBELİ’Yİ GÖRMEYE GELİN.” yazılmalı. Çünkü Heybeli, Büyükada’ya geçerken uğranılan bir durak ya da dinlenme tesisi olmayı hak etmiyor. İstanbul’un Prens Adalarının […] Daha fazla

submitted by


Yekpare Bir Ömür

Durulmuştu kalabalık. Gelenler gitmiş, nihayet acısıyla başbaşa kalmıştı. Yaşlılıktan bükülen beli bu sabah hepten bükülmüştü. Koyu renkli ahşaptan yapılmış iki katlı evin üst katındaki giriş kapısından dışarı çıktı. İlk yapıldığı günden bu yana evin ön yüzünde eğreti duran bu balkonda ellerini korkuluklara yasladı ve gözlerini önünde uzanan yemyeşil manzaraya dikti. Bakışları yorgun, duruşu yarım kalmış […] Daha fazla

submitted by


İki Ay

Sana anlatmak istediğim ne çok şey var. Günlerdir yazmak için oturup derdimi dökemeden kalkıyorum. Kalbimdekilerle elimdekiler birbirini tutmuyor. Yazdıklarım kadar basit yaşamıyorum özlemi. Yazdığım kadar özensiz sevmiyorum seni. Ben ilk kez böyle tutuluyorum. İlk kez böyle lâl oluyorum. Meğer ben bilmezmişim özlemeyi. Doruklarda yaşamamışım hiç. Hep eteklerinde kalmışım sevginin. Zirvesine ulaşamamışım. Yorulmuşum. Pes edip dönmüşüm. […] Daha fazla

submitted by


Kalbim Susuyor, Duyuyor Musunuz?

Herkesi memnun etti de bir sana yetemedi şu küre-i alem. Herkes gülüp oynadı da bir sen eksik kaldın eğlenceden. Anlatsana, sen hangi karanlıkta vazgeçtin umut etmekten? Hangi sokak lambası izin vermedi gölgenin her adımda bir nebze daha şahlanmasına? Hangi yıldız hiç yanmamak üzere söndü de sen böyle yeminlisin göğe bakmamaya? Hangi satır arasında unuttun gülmeyi? […] Daha fazla

submitted by


Ben Bir Amok Koşucusu Değilim

Kaçmak için koşmuyorum. Ömrümde belki ilk defa yenilgiyi kabullenip bunu içime sindiriyorum. Yani sindirdiğimi varsayarak yazıyorum. Evet sevgili okur, ben yenildim. Yolun sonunu göremeden mağlup edildim. Doğduğumdan bu yana tek yönü olan ve herkesin durmaksızın koştuğu bu koşunun bilmem kaçıncı kaybedeni ben oldum. Buraya gelinceye dek defalarca düştüm defalarca kalktım. Tekrar düştüm yine kalktım. Adımlarım […] Daha fazla

submitted by


Güzel Bir Teslimiyet; Nasip

Nasip rabbimizin bize sunduğu karşılıksız sevginin resmi evrakıdır, belgesidir. Hayatımızın belli aralıklarla süslenmesidir. Bunu minik renkli led ışıkları gibi hayal edebilirsiniz. Doğduğumuz günden dünyaya veda edeceğimiz güne kadar uzanan ince uzun led ışıkları. Başımızın hemen üzerinde gittiğimiz  güzergaha göre bizi takip eden ışıltılı yol arkadaşları. Kimi zaman yeşil yanıyor kimi zaman mavi. Gün oluyor, günler […] Daha fazla

submitted by


Çalıkuşu

Şayet bir gün, olur da açılırsa kapım sen tarafından, eşikte yeşermeye başlar kırlarım. Yürüyeceğin yola serilir rengarenk çiçekler. Hangi mevsimde gelirsen gel bereketlenir topraklarım. Kasımda çiçek açar şeftali ağaçları. Kışın üşütmez kar, mor salkımlı dalları. Gelirsen eğer büyütürüm bıraktığın körpe fidanları. Gözlerinle aynı renk kuşlar salarım göğe. Adını verip tutsak ettiğim kelebekler kavuşur özgürlüğüne. Senin […] Daha fazla

submitted by


Benden Bana Kalan

Yeşilin yerini kahverengiye bıraktığı bu günlerde yalnızlık yeniden işleniyor ta içimde bir yerlere. Düğüm düğüm olan dilim dile geliyor bu mevsimde. Yalnızlığıma eş değer bi’ sohbetim oluyor. Yalnızlığım kadar ıssız… Terk edilişlerden sonra kimsesiz kalan iç dünyamı hissediyorum. Cezalandırıp kilit vurduğum bileklerim özgürlüğüne kavuşuyor ve sel olup akıyor boğazımda köpüren kelimelerim. İşliyorum bomboş bıraktığım sayfaları. Bir […] Daha fazla

submitted by