
Dünya Evi
Buda oldu işte ; Yuvarlanamadik kendi başımıza yuvarlak dünyada, başka yarımlar eklendi. Yarımlığımızdan yine birşey eksilmedi. Bi z yine ayrı yazıldık, Apayrı… Çelenkler geldi,yemekler yendi cenazelerimiz iyice şenlendi. Kırmızı ceketli ihtiyar cellat, İkimizin de infazını teyit etti. Alkış kıyamet, farklı yerlerdeyiz. Farklı cesetlerimiz herkes tarafından gayet beğenildi. Bir çiçek vardı elinde, Kirlenmiş,eline de yakışmamış, Bilmem […] Daha fazla
Yelkovan ağacı ve Gülüşün
Akreb’i ağaçsız bırakırdı, Saçlarından dökülen zaman. Eskisi kadar güzeldi gülüşün ; Sanki, bilye satılıyordu hala bakkallarda. Sanki, elimizde eriyordu elma şekerleri, Kırmızı kırmızı akıyordu parmaklarımıza… Sahi bu kadar güzel gülünecek ne vardı dünyada ? Daha fazla