in ,

Parisiyiyenne

Paris’te nerede, ne yenir?

Paris’te nerede, ne yenir?

Avrupa’daki diğer ülke mutfaklarına göre kıyasla sanırım bize bi tık daha uzak olan Fransız mutfağı diyebiliriz. Bol kepçe yiyen bir toplum olmadıkları için biraz uyuşmuyoruz da denebilir 🙂 Euro’nun son durumuyla birlikte nerede ne yerseniz yiyin hepsi size pahalı gelecektir, şimdiden belirtmek isterim.

İlk olarak klişeleşmiş ya da sosyal medyanın da etkisiyle nam salmış restoran ve kafelerden bahsedeceğim. Bu arada yemeğiniz biter bitmez pat diye önünüze adisyon koyarlarsa şaşırmayın 🙂

 

Café De Flore

En popüler kafelerinden olan Flore, eski dönem Fransız aydınlarının sık ziyaret ettiği mekân da diyebiliriz. Jean Paul Sartre, Albert Camus, Picasso … Hatta menüsünün arkasında da hikayesi yazmaktadır. Bu arada İngilizce menü seçeneği mevcut. Genelde sosyal medya da çok karşılaştığımız kruvasan ile kahvenin bol bol fotosunun çekildiği yer 🙂 hem sabah kahvaltısı için hem de öğlen yemeği için uygun bir mekân. Tabi kahvaltı deyince serpme beklemeyin lütfen ama en azından çeşit fazlalığı olması sizi doyurabilir. Güncel menü fiyatlarına maalesef sahip değilim ama kişi başı max 20-30 Euro gibi bir ücret ödersiniz.

Le Relais d’entrecôte

Gitmeden önce mutlaka ve mutlaka açılma saatlerini kontrol ediniz çünkü iki oturumlu çalışıyorlar. Akşam oturumuna gitmek istiyorsanız kapı 7 de açılıyorsa siz MUTLAKA EN AZ 15 DAKİKA önceden sıraya girin. Dediğimi yapın anlayacaksınız 🙂 fix tek menü, önce salata sonra etiniz geliyor müthiş ince patates kızartması eşliğinde. Kişi başı 40 Euro gibi bir ücreti var.

Ladurée

Arc de Triomphe’dan aşağı champs Élyséesye salınınca sağda kalan ve kalp atışlarımı hızlandıran tek mekân Jayrı bir yazıda Fransız tatlılarından bahsedeceğim. Özellikle merak edilen kat kat olan asansörlü kahvaltısından kısacık söz edeceğim. Sadece hafta sonları brunch olarak veriliyor. Hafta içi giderseniz o asansörü bulamazsınız. İki kişilik hazırlanıyor. 60 Euro’ya yakın bir hesap ödersiniz. Önceden rezervasyon da yaptırabilirsiniz. Araplardan size yer kalmayabilir 🙂

Five Guys

Baktınız mekanların hepsi pahalı ve Fransız kültürünü tanımaktan vazgeçtiniz, o zaman Five Guys’a mutlaka uğrayın derim. Hamburgerleri, patates kızartmaları, özellikle milkshakeleri müthüüüş ötesi. Fix menü yok. Siz kendiniz oluşturuyorsunuz. Fiyat esnek yani minimum 15 Euro ödersiniz. Yedikten sonra da tabağınızı siz kaldırıyorsunuz 🙂

 

 

Pizzeria Popolare

Baktınız artık yıldınız Fransız yemeklerinden, karnınız da doymuyor… o zaman ilk koşacağınız mutfak İtalyan olmalı. Ve size garantisini verebilirim ki Big Mamma grubunun tüm restoranlarına ba-yı-la-cak-sı-nız . 5 restorandan (hatta 6 oldu sanırım) oluşuyor, hepsi Paris’in farklı noktalarında. İnternet siteleri mevcut mutlaka bakın derim gitmeden. Rezervasyon katiyen kabul etmiyorlar. Yine sıra şeklinde kapıda kuyruğa giriyorsunuz. Özellikle Popolare için söylüyorum en az açılmasına 20 dakika kala mutlaka sıraya girin. Burası da aynı şekilde iki oturumlu ve burasının kuyruğuna inanamazsınız. Bedava künefe kuyruğundan beter… Popolare haricinde benim bir diğer favorim olan yer Montmarte kısmında bulunan restoranı Pink Mamma, dekorasyonu her şeyiyle mükemmel.

Le Refuge Des Fondus

Bence en klasiklerden ve en denenmesi gerekenlerden biri de peynir ve fondü ikilisi. Genelde çikolata algısı oluşuyor ama bu çok farklı. Bu mekân dışında Montmarte bölgesinde birçok benzer restoranlar bulabilirsiniz. Burasının tek farklı gelmesinin sebebi biberonla şarap servis etmeleri.. Evet tam olarak buna tav oldum ve gittim… kendime daha uygun bir mekân bulamazdım çünkü. Ve kesinlikle her şey çok lezzetliydi. Mekân küçücük, rezervasyon mutlaka yaptırın, genelde turist müşterilerin çoğunlukta olduğu mekân.

Genel olarak Montmarte yani şairler tepesi olarak da geçen kısımda kahvenizi yudumlayabileceğiniz birçok kafe mevcut.

 

 

Bouillon Chartier

Eski restoranlarından, hatta bi nevi bizdeki şık esnaf lokantaları tarzında diyebiliriz. Ve diğerlerine nazaran çook daha uygun fiyatlı bir yer. Çeşit çok, etinizi çok pişmiş seviyorsanız özellikle ısrar edin yoksa kanlı kanlı hiç pişmemiş getiriyorlar ki bu da bir Fransız usulüdür 🙂 kişi başı max 30 Euro. Akşamüstü kapısındaki kuyruk 1km ye kadar ulaşıyor. Abartısız.

 

 

Notre Dame bölgesindeki restoranlar/dönerciler 🙂

Sanırım Paris’te bulabileceğiniz en ucuz yemek ve Türk dönercilerin çoğu bu kısımda. Yunan restoranı bize en yakın mutfak. Hatta Yunan restoranına girdiğiniz de içeride çalışanların çoğunun Türk olma olasılığı yüksek. Eğer Paris sizin için çok pahalıysa bu bahsettiğim çevredeki yemek yerleri size göre olabilir. Zehirlenildiğini de duymadım ama domuz eti kullanımı konusunda herhangi bir bilgim de yok. Martı eti çıkar mı oda bilinmez maalesef.

Hard Rock Cafe Paris

Tutkunlarından ve koleksiyon yapanlarındansanız uğramanızda yarar var. Menüsü ve lezzetler fix, diğer ülkelerdekilerle paralel.

 

Season

Eğer ki antin kuntin olarak adlandırılan ve sağlıklı beslenme konusuna çok ilgili biriyseniz, buraya bir göz atın derim.

L’Escargot Montorgueil

Canınız salyangoz çekti ve yemeden duramam diyorsanız; tek popi adresi burası. Size afiyet olsun 🙂

 

Ne düşünüyorsun ?

14 puan
Artı oy Eksi oy

Bir cevap yazın

Değişmeyen Ekran Resmi

Sen Gül