in

Düşüncelerimin Hesabı

Düşünüyoruz, öyleyse varız. Gündüzleri düşünmeye pek fırsat olmuyor yaşandığı üzere, peki
geceleri? Geceler pek müsait.
İşte böyle gecelerin birinde -belki sizin de başınıza gelmiştir- şu düşündüklerimin bir hesabını,
kitabını yapayım dedim. Dedim ki düşündüğüm her farklı şeye bir renk vereyim ve her rengin bir
çizgisi olsun. Gecelerce biriktirilmiş düşünce vardı, her biri için tekrar tekrar düşündüm.
Düşündüklerim, yani her bir renk kendi kendisini tekrarlıyordu. Çizgilerim sarmal bir yapıya
bürünüyor ve birbirlerini kucaklamak istiyordu. Birbirine benzer renkler de vardı, karşılaştırmak
istedim onları.
Olaylar; birbirinden farklı yerler, farklı kişiler barındırıyor ama hemen hemen aynı şekilde
sonuçlanıyordu. Bazı olayların başıma tekrar tekrar geldiğini, kendimin ise her defasında aynı yolu
izlediğimi fark ettim. İnsanlara karşı belli bir bakış açım vardı. Onlara bu bakış açılarına göre tavırlar
sergiliyordum. Yardım etmeyi seviyor, yardımı ediyor ve sonunda beni kendi isteklerine daha kolay
ulaşmak için kullandıklarını fark etmeye başlıyordum. Birileri hakkında kötü şeyler duyuyor, söyleyene
güveniyor ve en sonunda inandıklarım için kendime kızıyordum. İnsanların hep daha fazla ilgi
beklediğini ve bunu sağlamak için yalanlara başvurabildiğine şahit oluyor fakat bunun farkında
olduğumu kendime saklıyor ve yalanlardan bunaldığımı düşünmeye başlıyordum. Başka insanların dış
görünüşünü alay konusu eden insanlara şahit oluyor, çevreyi hiç önemsemeden, doğanın hiç gereği
yokmuş gibi davrananlarla, onu kirletmekten çekinmeyenlerle arkadaşlık ediyordum. Hak edenin
değil sevilene öncelik tanındığına tanıklık ediyor ve sadece izlemekle yetiniyordum.
Bir kadının öldürüldüğü haberini okuyor, bir çocuğun dövüldüğü haberini, bir bombanın patladığı,
cinayetten girip 40 yıl cezadan sonra suçsuzluğu kanıtlanan adamın haberini okuyor, dünyada neler
olduğunu seyrediyordum. Hepsini bir sıraya dizdim. Düşüncelerimde bir düzen vardı. Önce kendimle
başlıyordu her şey. Sonra yakın çevrem, bulunduğum şehir, ülkem, en son ne olacak bu dünyanın hali
ve tekrar kendim, yakın çevrem vs. vs. Her şeyin neticesinde yaşadığım bir ülke vardı. O ülkenin
insanları, o insanların birer karakteri, çeşitli huyları vardı. Bunları değiştiremeyeceğim gibi dünya
insanınınkini de değiştiremezdim elbet. Kendim mi? İnsan kendisini hep haklı sanıyor işte; onu hiç
değiştiremiyorsun. Her şeyi tekrar tekrar yaşamaya mecbur kalıyorsun. En nihayetinde de kendi
etrafında dönen dünya, kendi etrafında dönen bizler diye geçiriyorsun içinden. Her gece olduğu gibi
bu gece de yine her düşünceye yeniden başlıyorsun.

Ne düşünüyorsun ?

0 puan
Artı oy Eksi oy

Bir cevap yazın

Şiir

Müptezel Galaksi