in ,

içten gelen bir yazı

  Yaşamımızda farkında olmadan o kadar derin anlamlı sözler kullanıyoruz ki hepimiz. Hani bir söz vardır “içinden gelen” diye… En sevdiğim sözlerdendir benim. Bir insanın içinden geleni dışarı yansıtması, karanlıkta yapayalnız yaşayan bir duyguyu apaçık aydınlığa çıkarması… Bir insanın hayatı boyunca yapabileceği en güzel şeylerdendir belki de.

  Peki ne oldu da bizler o içimizden geleni artık yapamaz hâle geldik? Ne oldu da her insanın içinden gelen farklıyken insanlık tek düze bir hâle geldi? Basit aslında cevabı. İnsanların içinden gelene “ayıp” dendi, insanın içinden gelene başka insan inanmadı. Aslında insanın içinden gelen bir insanın bir insana verebileceği en doğru bilgiydi, kimse bunun farkında olamadı. Yaşam mücadelesi içinde kendi içimizden gelenin değil başkasının içinden gelenlerin sözcüsü olduk. Zaman içinde bu lafı anlamını bilmeden, insanları geçiştirmek için bile kullandık. “İçinden gelen neyse öyle yap” dedik ama kimse kimseye sormadı içinden geleni. Kim bilir belki de yaşamak daha kolay olurdu içimizden geleni yapabilseydik. Şu an içinden geliyorsa kapat bu yazıyı mesela, içinden geliyorsa göz pınarların kuruyana kadar ağla, içinden geliyorsa tüm şehri inletecek bir çığlık at, içinden geliyorsa söyle sevdiğini, içinden geliyorsa da sadece yat uyu. Çünkü hayat başkalarının içinden geleni yapmak için çok kısa. Çünkü ölüm her yerde. Ölüm yakın. Şairin de dediği gibi işte “bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan, bakın yaklaşıyor!” Yaklaşıyor yaklaşmakta olan ve senin elinde olmadan.

Ne düşünüyorsun ?

0 puan
Artı oy Eksi oy

Bir cevap yazın

Mavi

Şişedeki Şarkılar