in ,

Aldous Huxley’den Cesur Yeni Dünya

Gelecekte dünya nasıl bir yer olacak?

Hepimizin arada sırada düşündüğü konulardan bir tanesi de dünyanın gelecekte nasıl bir yer olacağıdır muhakkak. Kimimiz için gelecek heyecan vericiyken, kimimiz için endişe verici, kimimiz için daha rahat bir hayatken, kimimiz için boğucu bir atmosfer, kimimiz için ise fazlasıyla yapay ve sahte bir yaşam vaat ediyor.

İzlediğimiz filmlerden ya da okuduğumuz kitaplardan dünyanın gelecek modelleriyle ilgili fikir sahibi olabiliyoruz.

İşte size sanat iyi ki var demek için bir neden; Bazı insanlar, bazı şeyleri tıpkı bizimki gibi sadece düşünmüyor. Bir tasarım ortaya koyuyor; kimisi çizerek, kimisi yazarak, kimisi çekerek. Bilimkurgu türünün geleceğe dair büyüttüğümüz düşüncelerimizin ufkunu genişlettiği bir gerçek. O halde kendimize kitap okuyarak yeni bir alternatif daha sunalım.

‘’Kronik vicdan azabı, tüm ahlakçıların hemfikir

olduğu gibi, hiç de istenmeyen bir duygudur. Eğer kötü bir

davranışta bulunduysanız, pişmanlık duyun, elinizden geldiğince durumu

düzeltin ve bir dahaki sefere daha iyi davranmaya bakın.

Ne sebeple olursa olsun hatanızın üzerinde kara kara düşünmeyin.

Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir.’’

— Bu cümle Aldous Huxley’nin önsözünün ilk cümlesidir. –

Cesur Yeni Dünya, okumaktan memnun olacağınızı düşündüğüm bir bilimkurgu kitabı. Size biraz içeriğinden bahsetmek istiyorum.

İlişkilerde sadık olmak büyük bir erdemdir, sevdiklerinizi gözetmek ve sizin de gözetildiğinizi hissetmek huzurludur. Aşık olmak çoğu zaman acı verdiğini bilsek bile koşa koşa kollarına atıldığımız paha biçilemez bir hisler bütünüdür. Bütün bunların gelecekte elinizden alınacağını düşünün.

Duyguların bertaraf edildiği bir dünya hayal edin. Bir anneniz, babanız ya da kardeşleriniz yok, aile nedir bilmiyorsunuz ve hatta bu kavram kınamanızı gerektirecek bir durum haline gelmiş.

Hadi boş durmayalım ve empati yapalım. Küçük camdan bir kavanozda üretilmişsiniz. Herhangi bir aileye sahip değilsiniz. Mutlu bir yaşamın nasıl olacağının anahtarını elinde tutuğunu iddia eden yönetim, sizi belirli sınıflara ayırmış. Bazılarınız mavi yakalı, bazılarınız beyaz. Fakat bunun için herhangi bir çaba sarf etmemiş doğrudan o grup için üretilmişsiniz. Doğduğunuz andan itibaren sizi, ait olduğunuz grubun bir ferdi haline getirmek ve koşulsuz itaat etmenizi sağlamak için binlerce kez sınıfınızın kurallarını içeren kanun niteliğindeki cümleleri otomatiğe alınmış bir sistemden dinleyerek büyüyorsunuz. Robotlaştırılıyor ve yaşadığınız hayattan her zaman memnun kalmak için programlandırılıyorsunuz. Edebiyat yok; birkaç bilim kitabı sadece, sinema yok; kurallara uyan birkaç film sadece, müzik yok; yönetim şeklinin övüldüğü birkaç tıngırtı sadece.

Ama hayatta hep kötü şeyler de olamaz değil mi? Bunların karşılığında size umut vaat eden bir şeyler de vermek zorundalar. Soma’ya ne dersiniz? Soma ne midir? Hiçbir yan etkisi olmadan size tatile çıkma keyfi yaşatan birkaç hap tanesi size mutlu günler diler, sevgiler gönderir.

Kitapta bu yeni dünyanın nasıl bir yer olduğunu öğrenirken sistemin ‘vahşiler’ dediği insanlarla da tanışacaksınız. Bir çatışma sezinlediniz değil mi? Birbirine zıt iki yaşam şekli bir arada. İşte Cesur Yeni Dünya’nın evreni bu şekilde işliyor. Ama nereye kadar? Bu sistem ebedi mi yoksa yıkılmaya mahkûm mu?

Merakınızı kitabı okuyarak giderin. -Tavsiyemdir-

 

Cesur Yeni Dünya arka kapak tanıtımı:

”Ben keyif aramıyorum…

Gerçek tehlike istiyorum…

Günah istiyorum.”

” Aldous Huxley, sadece kurgularıyla değil, kurgu dışı kitaplarıyla da 20. yüzyılın en üretken isimlerinden biri. Yazarın en bilindik ve en güçlü eseri olan Cesur Yeni Dünya ise satirle öngörünün birleştiği, kendi distopyasını yaratan bir ütopya.

Teknolojinin tek gerçeklik, duyguların ise uzak durulması gereken kavramlar olduğu bu gelecekte Ford, Tanrı’nın yerini almıştır. Aile kavramının yozlaşma göstergesi olarak algılandığı bu çağ, soma adı verilen hap sayesinde herkesin mutlu ve hayattan keyif aldığı bir sistem üretir. Hiç kimse daha önce beraber olduğu kişiyle bir kez daha beraber olmaz, çünkü ”herkes herkes içindir”. İnsanlar makinelerden doğar, üretim kalitesine göre ise Alfa, Epsilon gibi sınıflara ayrılır. Ancak bu sistemin dışında, şehirden uzak yerlerde komün hayatı sürdüren bir başka topluluk daha vardır. Bu topluluğun sürdüğü yaşam, teknolojinin egemenliğine bir alternatif olabilir mi? Yoksa bu ütopya da başarısız olmaya mahkum mudur?

Cesur Yeni Dünya, korkak bir geleceğin en eski anlatılarından.”

Ne düşünüyorsun ?

6 puan
Artı oy Eksi oy

Sokak Lambası

Her şey zıddıyla kaim midir ?