in

Hollanda Tarihinde En Önemli Ressam:Rembrandt

(Doğum Tarihi:1606-Ölüm Tarihi:1669)

Rembrandt’ın resimleri ve baskı çalışmaları,onun Avrupa sanat tarihinin en saygın ressamlardan biri ve Hollanda sanat tarihinde en önemli ressam olarak anılmasını sağlamıştır.Esasen Hollanda’nın Altın Çağı’nda,ekonomik zenginliğin ve kültürel canlılığın hüküm sürdüğü bir dönemde sanatını icra etmişti.Hollanda’nın Altın Çağı’nda yapılan ve Avrupa’nın geri kalan kısmını tekeline almış Barok üslupla önemli ölçüde tezat oluşturan resimler hem yaratıcı hem de sayıca çoktu.

İlk Yıllar

Rembrandt Harmenszoon van Rijn 1606’da bugün Hollanda toprağı olan,ama o zamanlar Felemenk Cumhuriyeti’ne ait Leiden şehrinde dünyaya geldi.Kalabalık ve varlıklı ailesinin başında Felemenk Reform Kilisesi’ne bağlı bir değirmenci olan Harmen Gerritszoon van Rijn vardı;onun eşi ise bir fırıncının Roma Katolik inancına bağlı kızı Neeltgen Willemsdochter van Zuytbrouck idi.Din,Rembrandt’ın eserlerinde büyük bir rol oynadı.Nitekim resimlerinin çoğu,onun Hıristiyan inancını açığa vurmaktadır.

Yaklaşık 1612’den 1616’ya kadar ilkokul eğitimi gördükten sonra Leiden’deki Latince Okulu’na kaydoldu.Sonraki dört yılını geçireceği bu okulda aldığı eğitim,İncil incelemelerine ve klasiklere ağırlık veriyordu.Rembrandt’ın bu okuldaki tahsilini tamamlayıp tamamlamadığını biliyoruz.1620’de Leiden Üniversitesi’ne kaydoldu,ama resme yeteneği onu üniversiteden uzaklaştırdı ve bir dizi çıraklık işine girdi.

İlkin Leiden’de yaşayan tarih ressamı Jacob van Swanenburgh’un yanında çalışmaya başladı.Onunla üç yıl geçirdikten sonra Amsterdam’a giderek başka bir tarih ressamı olan Peter Lastman ile altı ay birlikte çalıştı.Rembrandt,kendi atölyesini açmadan önce Amsterdam’da Jacob Pynas’ın yanında da birkaç ay çalışmıştır.Rembrandt 1624 ile 1625 yılları arasında,doğduğu şehirde,dostu ve çalışma arkadaşı olan Jan Leivens ile bir atölye açtı ve 1627’de öğrenci kabul etmeye başladı.

Kariyerinin Başlangıcı

1629’da Hollanda Altın Çağı’nın şair ve besteci Constantijn Huygens,Rembrandt’ı keşfetti ve Lahey sarayından ona siparişler ayarladı.Bu işbirliği neticesinde Rembrandt için en kazançlı ve muntazam Prens Frederik Hendrik tarafından verilen siparişler oldu.

1631’de Rembrandt,Amsterdam’a yerleşip burada usta bir portre ressamı olarak önemli bir başarı kazandı.Taşınmasının ardından sanat simsarı Hendrick van Uylenburgh’un yanında kaldı ve 1634’te Hendrick’in kuzeni Saskia van Uylenburgh ile evlendi ve resim öğrencilerine ders vermeye başladı.1639’da karısıyla birlikte,artan Yahudi nüfusunun ağırlıkta olduğu ve gelecek vaat eden bir muhite taşındı.Yeni evleri günümüzde Jodenbreestraat semtinde Rembrandt Evi Müzesi olarak hizmet vermektedir.

Rembrandt hatırı sayılır miktarda para kazanıyordu,ama kazancından fazlasını harcadığından karısıyla birlikte evlerini satın almak içim girdikleri borç,onların mali sıkıntılar yaşamasına yol açtı.Bu sıkıntılara bazı felaketler de eklenince çiftin hayatı trajik bir hal aldı.İlk üç çocukları(1635’te doğan Rumbartus,1638’de doğan Cornelia ve 1640’da doğan diğer Cornelia) daha bebekken öldü.1641’de doğan Titus bebeklikten yetişkinliğe geçebilen tek çocukları oldu,ama annesi onun doğumundan sonra fazla yaşamayıp 1642’de yirmi dokuz yaşında vefat etti.Ölümünün sebebi muhtemelen veremdi ve hasta yatağındayken Rembrandt’ın etkileyici birçok resmine modellik yaptı.

Saskia,hastayken Titus’a bakması için Geertje Dircx adlı bir dadı tutuldu.Bu kadın aynı zamanda Rembrandt’ın sevgilisi oldu ve ünlü ressamın kendisiyle evlenmesini umut ediyordu.Rembrandt bu evliliği yapamayınca kadın,evlilik vaadiyle kandırmayla suçladı onu.Bunu üzerine Rembrandt,onu bir tımarhaneye kapatmaya çalıştı.1640’ların sonunda Rembrandt eskiden hizmetçiliğini yapmış çok genç Hendrickje Stoffels’i yanına aldı ve 1654’te ondan bir kızı dünyaya geldi.Her ne kadar ikili hiçbir zaman resmen evlenmeseler de örf ve adet hukukuna göre meşru evli kabul edildiler.

Rembrandt’ın müsrifliği sonunda 1656’da iflastan kurtulmak için mahkemeye dilekçe verdiğinde yakasına yapıştı.Resim ve antika koleksiyonlarının çoğunu ve eviyle birlikte baskı makinesini satmak zorunda kaldı.1660’ta Rozengracht’ta daha küçük bir eve taşındı.Amsterdam ressamlar loncası dışındaki alacaklıların çoğu ona adamakıllı baskı yapıyordu.Resimden para kazanmasını engellemeye çalıştılar,ama Rembrandt eşi ve oğlu ile 1660’ta bir sanat simsarlığı işi kurdu ve müşkül durumundan kurtulmak için birtakım işler aldı.

1661’de elbette Rembrandt’ın kontrolünde,belediye binasının resmini yapma işini aldılar ve ressamımız son çırağı olan Aert de Gelder’i yanına kabul etti.Hendrickje 1663’te,Titus ise 1668’de öldü.Rembrandt’a gelince 1669’da Amsterdam’da vefat etti ve bilinmeyen bir mezara gömüldü.

Rembrandt’ın Konuları ve Üslupları

Rembrandt’ın yaşamı boyunca işlediği başlıca konular portreler,manzara resimleri ve anlatı resmi olmuştur.Anlatıları,özellikle İncil’den sahneleri tasvir ettiği resimler büyük övgü almıştır.Çağdaşları,onun duyguları yansıtma ve ayrıntılara dikkat etme becerisini çok etkileyici bulmuşlardır.En meşhur tablolarından bazıları şunlardır:Gece Devriyesi (1642),İsa Fırtınada (1663) (bu resim 1990’da Boston’daki Isabella Stewart Gardner Müzesi’nden çalınmıştır)ve Müsrif Oğlun Dönüşü (1669).Başlangıçta gayet düz bir tarzda resim yaparken sonraki yıllarda dalgalı ve pürüzlü bir üslubu benimsemiştir.Benzeri bir seyir,gravür çalışmalarında da görülür.1640’ların sonlarından itibaren gerek üslup gerekse teknikte çok daha deneysel çalışmalar yapmıştır.

Ne düşünüyorsun ?

1 puan
Artı oy Eksi oy

Bir cevap yazın

Taşınabilirlik Kullanışlılıkla Buluşuyor:Suluboya

Duvar