in ,

Sıradışı Bir Dostluk Öyküsü: Sokak Kedisi Bob

 

Sokak Kedisi Bob gerçekten içimize işleyen sıcacık bir hikayeye sahip. Kitaba genel olarak baktığımızda yazarın geçmişinde gerek kendi hatalarından gerekse çevresel nedenlerden dolayı zor durumlara düştüğünü görebiliyoruz. Onun tekrar hayata bağlanmasına, kendini toparlamasına yardım edecek şeyin sonradan Bob adını verdiği bir kedi olacağını kendisi de dahil kim bilebilirdi ki? Yazar kendisinin de deyimiyle bu şansı iyi değerlendirmişti. Kitabı okuduktan sonra dikkatimi çeken hususlar ise şunlar oldu:

Yazarın yani James Bowen’in hiçbir zaman Bob’u bir şeye zorlamaması. Öyle ki onu çok sevmesine rağmen sokaklara ait olabileceğini düşünerek iyileştirdikten sonra dışarıya salmaya, kendinden uzaklaştırmaya çalışması. Bob’un yanında kalmasıyla birlikte mutlu olması.

Bir başka önemli nokta Bob ile birlikte işe gittiğinde daha çok kazandığını, insanların ona ilgisinin işine geldiğini gördüğü halde onu her gün işe götürmek için bir baskı yapmaması ve o istiyor diye birlikte gitmeleri. Gerçek dostluk bu olsa gerek.

Diğer bir önemli nokta yazarın sokaklarda para kazanmaya çalışırken kötü insanların olduğunu görmesi. Öyle ki bu kötülüğün yazara hiç yapmadığı bir suçu ona iftira atabilecek boyutta olması. Neyse ki  yazarın kitabın sonunda da teşekkür ettiği Bob’a birbirinden güzel hediyeler getiren ve ona bir şey olduğunda endişelenen iyi insanların bulunması da güzel.

Bir başka kısım ise yazarın Bob’u  satın almak isteyen kişiye en küçük çocuğunu almak istesem verir misin şeklinde cevap vermesi ve ne kadar zor durumda olursa olsun Bob’u vermemesi. Bu da galiba aralarındaki ilişkiyi anlatan en iyi örnek.

Bob bir de insanlarla bağını koparmış olan James’in tekrar onlarla irtibata geçmesini sağlıyor. Bob’u seven, onun fotoğrafını çeken insanların eskiden yüzüne bakmadığını şimdi ise kendini onlara karşı anlatabildiğini ve yaşadıklarını paylaşabildiğini fark ediyor. Hayat düştüğünüz zaman acımasız olabiliyor ve bunu insanların size davranışından da anlayabiliyorsunuz.

Son olarak şunları söylemek gerekirse yazarın kötü alışkanlıklarından kurtulmaya başlamasından annesiyle arasını bir nebze de olsa düzeltmesini sağlayan Bob’du. Tabi bu tek taraflı bir arkadaşlık değildi, yazar da onun yaralarını sardı, ona bir yaşam verdi ve onu daima korudu. Kitabı zaman zaman tebessümle bazen ise duygulu bir şekilde okudum. Kitap bize sevgi, dostluk ve sadakat gibi kavramları gerçek yaşanmış bir hikayeyle sunuyor. Kitaptan seçtiğim 5 adet alıntı ile yazımı sonlandırıyorum.

“Bazı insanların evcil hayvanlarına davranış biçimi gerçekten de midemi bulandırıyor.”

(syf 21)

“Hayatta, kendi dışımda başka biri veya bir şey için yapacak yararlı bir şey, yeni bir amacım varmış gibi hissettim.”

(syf 23)

“Eski alışkanlıklara geri dönmek gerçekten çok kolaydı.”

(syf 70)

“Gözyaşlarına boğulmamak için kendimi zor tutuyordum. Bob hayatımdaki en iyi şeydi. Onu kaybetme düşüncesi korkutucuydu. Bu fikri aklımdan çıkaramıyordum.”

(syf 151)

“Minnettardım. Yıllardır kimse bana ‘beyefendi’ dememişti.”

(syf 159)

 

 

James Bowen – Sokak Kedisi Bob

Yabancı Yayınevi

Ne düşünüyorsun ?

1 puan
Artı oy Eksi oy

Bir cevap yazın

Sevemeyenler

Minik kalplerden mektup var