in ,

Platonlu Black Mirror

Platonun mağara alegorisine bakalım öncelikle. Olayın geçtiği yer yeraltında bir mağara. Burada insanlar çocukluklarından itibaren ayaklarından,boyunlarından zincire vurulmuş, bu mağarada yaşıyorlar.Ne kımıldayabiliyorlar, ne de burunlarının ucundan başka bir yer görebiliyorlar.Etrafında olan bitenleri suni bir ışık vasıtasıyla görüyorlar.Yani sadece yansımaları algılayabiliyorlar.Gölgelere verdikleri adlarla gerçek nesneleri anladıklarını  sanıyorlar.Günümüz dünyasına baktığımızda aslında bizler de ayaklarımızdan bağlanmamış olsak da köleleriz.Başkalarının dediklerine göre hareket ediyor ona göre davranıyor ve gülüyoruz.Bir toplumda bir ailede yer edinmek için onlar gibi olmak zorunda bırakılıyoruz kendimiz olmayarak.Bir yandan da deli gibi telefon köleleriyiz.İnstagram köleleri, Twitter köleleri.Black Mirror’un 5.sezonunun 2. Bölümünde işlenen Billy Bauer meselesine bakalım kahramanımız nişanlısıyla beraber arabayla bir yerden dönüyordur ve telefonuna bir mesaj gelir 1 saniye için telefonuna bakar hop kaza oluverir.Aşkını nişanlısını kaybeder. Billy Bauerle görüşmek için bir asistanı kaçırır. Telefonda görüştüğünde Billy Bauer’e bilerek insanları bağımlı hale getiriyorsunuz der ve ağlayarak ona serzenişte bulunur. Gözlerini telefondan ayırmayan varlıklara dönüştük. Gökyüzü mosmor olsa kimse fark etmeyecek.Ve acı olan günümüzde artık çocukların küçücük yaşta telefonla tanışıp onunla bağ kurmaları, YouTube videolarıyla büyümeleri.Buna ben sen biz dahiliz.Hepimiz bağımlıyız.Tütün gibi ne yazık ki.Tiryakisi olduk bize ne gibi zararlı olduğunun farkında bile olmadan.Oysa hayat doğa deniz akıp giderden biz o daracık ekranlarda yaşıyoruz.

Artık gözlerimizi gökyüzüne çevirme vakti. Ne demiş Turgut Uyar Göğe Bakalım.
Twitter: sososineems

Ne düşünüyorsun ?

14 puan
Artı oy Eksi oy

- sososineems

Akdeniz Üniversitesi

Hikaye AnlatıcıOy Verenler

Bir cevap yazın

These Final Hours – Film İncelemesi #2

Yalnız, Ben, Çocuk