in

Rüya görüyorum. Çok fazla rüya…

Tik tak tik tak tik… 04.42.
Uyuşuk bir zihinle yataktan kalktım. Çalışma masamın başına oturdum ve bana yıllardır yoldaşlık eden lambamı açtım.
Tık…
Eski bir kitapçıdan makul bir fiyata satın aldığım kalın kapaklı deri defterimi -bana öyle gelmiş olacak ki- gürültüyle açtım.
Pat…
26/7/18 04.43
“Rüya görüyorum. Çok fazla rüya…” ve yanına ekledim. “Üç nokta kullanıyorum. Çok fazla üç nokta…”
Aslında yazdıklarımın her ikisi de doğruydu. Rüya görüyordum, çok fazla rüya. Hani şu dolu bardak boş bardak olayındaki mevzu bahis bardağın boş tarafını gösteren rüyalardı bunlar. Lavanta bahçelerinde koşarken düştüğüm çukurları, gökyüzünde özgürce süzülürken düştüğüm boşlukları görüyordum.
Gözümü kapattığım an, daha uykuya dalmadan birçok şey beliriyordu zihnimde. Engel olamıyordum. Elbette tek garip rüyalar gören ben değildim. O yüzden içimden sürekli sayıklıyordum o şiirin dizelerini. “Kimsenin uykusunun fesleğen koktuğu yok…kimsenin uykusunun fesleğen koktuğu yok…kimsenin uykusunun fesleğen koktuğu yok…”
Masamdan kalktım. Güneşin doğmasına az bir zaman kalmıştı. Bu saatten sonra uykuya dalmam pek mümkün değildi.
Mutfağa girdim.
Dolaptan kupamı çıkarıp tezgâha bilerek gürültüyle koydum.
Tak…
Su ısıtıcısı içine koyduğum suyu başarıyla ısıttığının işaretini verdi.
Tık…
Beni sakinleştirecek bir kahve yaptıktan sonra çok sesli balkon kapımı açıp temiz hava almak için dışarı çıktım. Oturduğum sokak çok dardı ve evler birbirine çok yakındı.
O yüzden karşı komşum Firuz Bey’in de bu saatte uyanık olduğunu gördüğüm. Elimi kaldırıp günaydın anlamında bir selam verecektim ki
Adamın kafasına kendi isteğiyle dayanmış bir silah
Silahın kulakları sağır eden tek el ateşi
Pat…
Elimden kayan kupanın kırılışının sesi
Çat…
Ve herkese kendini duyurmak istermişçesine cama büyük harflerle yazılmış bir yazı
“Rüya görüyorum. Çok fazla rüya…”

Ne düşünüyorsun ?

0 puan
Artı oy Eksi oy

Bir cevap yazın

La Casa De Papel

Şizofrenik betimleme