in

Kimsin sen?

Gözlerini açmadan önce vücudundaki ağrıları keskin bir şekilde hissetti Lara. Boynu, sırtı, bacakları ve bileklerinde hissettiği ağrılar yüzünden çok bitkindi. Bileklerinde uyuşukluk vardı, sımsıkı iple bağlandığı için fazla hareket ettiremedi. Gözlerini açmaya çalıştı ama çok fazla ışık vardı, ilk başta bakarken zorlandı. Tam karşısında pencere vardı. Masmavi gökyüzü ve ağaçların manzarasıyla karşı karşıya duruyordu. O an manzarasına bir kuş eklendi. Maviliğin ve dalların içinde havada usulca süzülüyordu. Sonra bir ağacın dalına kondu, etrafına bakınmaya başladı.

Lara da gözlerini kuştan ayırdı, odanın içine bakındı, ondan başka hiç kimse yoktu. Bomboştu. Sandalyeye bağlanmış bir şekilde boş odanın ortasında duruyordu. Bir anda çok susadığını farketti, kaç saattir burada olduğunu hesaplamaya çalıştı ama buna dair bir fikri yoktu.

Birden odanın kapısı açıldı. 2 takım elbiseli adam, sakin bir şekilde Lara’nın yanına geldi. Lara onlara neden onu burada tuttuklarını sordu. 2 genç adamdan da cevap gelmedi. Adamlardan birisi Lara’nın bağlı olduğu ipleri çözmeye başladı. Diğerinin elinde bir bardak su ve kağıt vardı. Lara bir an adama baktı, ne olduğunu anlamaya çalıştı ama adamın yüzü ifadesizdi. Sürekli adamlara aynı şeyi soruyordu ama cevabını alamıyordu. Adam ipleri çözünce diğer adam elindeki bir bardak suyu Lara’ya uzattı. Yüz ifadesini hiç bozmadan, ”İç.” dedi. Lara olanları anlamaya çalışıyordu. Suyu almadı adamın yüzüne baktı. Adam tekrardan içmesini söyledi. Lara yapmadı. Diğer adam arkadaşının elinden bardağı aldı ve Lara’ya uzattı. ”İç şunu, konuşacağız.” Lara bu sefer bardağı aldı ve hepsini bir yudumda içti. Biraz olsun kendine geldiğini hissetmişti. Adam bardağı Lara’nın elinden aldı, elindeki kağıdı da diğer arkadaşına uzattı ve odadan çıktı. Lara kağıtta ne yazdığını çok merak ediyordu, bir an önce okumak istiyordu. Sessiz ortamın havasını bozan adam oldu. Ceketini çıkararak konuştu. ”Bu kağıtta ne yazdığını öğrenmek istediğini biliyorum. Ama önce sana şunu sormama izin ver. Neden buradasın?” Lara o an adamın belindeki silahı gördü, sakin bir şekilde düşündü ama bir cevap bulamadı. ”Bilmiyorum. Ben de onu sana soruyorum, neden buradayım?” dedi. Adam, alaycı bir ifadeyle güldü. ”Cevaplaması gereken sensin. Her neyse geçelim bunu. Bu kağıt parçası için seninle tartışmayacağım. Al, oku. Sende kalsın, istersen sakla. Beni ilgilendirmiyor. Sadece sana ulaştırmam gerekiyordu ve işte oldu.” Lara adamın söylediklerinden çok, kağıda odaklanmıştı. Adam kağıdı uzattığı an, Lara kağıdı çekip aldı ve hemen okumaya başladı.

”Vücudundaki ağrıların sebeplerini biliyor musun? Bir anda oluşmadı ya? Hadi bunları geçtim, kim olduğunu hatırlıyor musun? Kimsin sen? Lara? Evet, ismin Lara. Ama sen bundan ibaret değilsin. Kaç yaşındasın, neleri seversin ya da sevmezsin, mesleğin ne, hedeflerin neler, gelecek için neler yapıyorsun, ailen kim, çocukların eşin var mı? Bunları biliyor musun? Bunları bilsen bile, bilmiyormuş gibi yaşıyorsun. Umrunda değil hiçbiri. Tüm bu soruların cevaplarını söyleyebilsen bile ben sana tekrardan hatırlatmak istiyorum. Vücudundaki ağrıların sebebi, seni oraya götüren arkadaşımla dövüşmeye kalkıştığın için oldu, 32 yaşındasın, spor yapmayı ve gezmeyi seviyorsun, evde vakit geçirmeyi sevmezsin hep dışarda olmak istersin, kimya mühendisisin, hedefin çocuklarını çok iyi bir şekilde yetiştirebilmek ve bunun için de uğraşıyorsun kendince, annen ve babanı trafik kazasında kaybettin, 2 çocuğun ve Furkan adında eşin var. Yani o ben oluyorum. Sana bunları hatırlatmam lazımdı, son zamanlarda kendini çok kaybetmiştin, çocukları bile unutmuştun. Sebebini bilmiyorum, bir anda depresyona girdin ve artık seni tanıyamaz olmuştum. Sen benim 8 yıllık eşimsin ve seni kaybetmek istemiyorum. Lütfen evine geri gel. Seni çok özledik.” 

Silah patlama sesiyle Lara bir anda bağırdı. Odanın içindeki adama şok ifadesiyle baktı. Okuduklarının ardından silah sesini duymak fazlasıyla korkutmuştu onu.

”Bunu yapmak zorundaydım, kağıdı okuduğuna dair işaret.” dedi adam ve odadan ayrıldı. Lara olayın şokuyla ne yapacağını şaşırdı. Sandelyeye oturdu, her şeyi düşünmeye başladı. Gözlerinden akan yaşları silerken, eşinin yazdıklarına hak verdi. Dışardan sesler duydu, kuşların cıvıltısıyla tüm sessizlik bozulmuştu. Lara hafifçe gülümsedi, kuşlar ona birşeyler hatırlatmıştı. Hızlıca odadan çıktı. Evde onu bekleyenler vardı…

Ne düşünüyorsun ?

5 puan
Artı oy Eksi oy

Bir cevap yazın

İçimdeki Ses

Bazen