in ,

Gazi Mustafa Kemal Atatürk – İlber Ortaylı 45 Alıntı (2.Kısım)

İlk 25 alıntıyı okumak için: http://yazanokur.com/?p=12228

26.”Esasen tarih birisini bir yere getirip koymuş ise, onun üzerinde artık uydurma bilgi ile değerlendirme yapılamaz.”

(syf 203)

27.”Hatta şunu da ifade edebiliriz; 26 Ağustos 1071 Türklerin Anadolu’ya giriş tarihidir; 26 Ağustos 1922 ise Anadolu’dan asla çıkmayacağımızın belgesidir.”

(syf 224)

28.”Deha ancak çevresiyle parlar. Büyük adamların ideali kitlenin itaati ve tasvibiyle gerçekleşebilir. Gazi Mustafa Kemal Paşa geniş kitleyi kazanabilmişti.”

(syf 225)

29.“Büyük Taarruz başlamadan evvel kurmaylar planlamayı yaparken, Gazi Mustafa Kemal’in planına hemen herkesin itiraz ettiği, “Bu çok iddialı, bunu gerçekleştiremeyiz” dediği, Gazi’nin ise “Ya bunu gerçekleştiririz ya da gerçekleştiremezsek zaten bittik” dediği malumdur.”

(syf 226)

30.”Ayrıca bir tesadüf değil, coğrafyanın, iklimin muharebe şartlarının ve gün seçiminin etkisiyle olacak, ağustos ayı bizim tarihimizde zafer günleriyle doludur. Malazgirt var en başta; sonra Mohaç var. Avrupa’daki en ileri noktaya gidiştir. Başkumandan Meydan Muharebesi de çok önemlidir; biz bunu kutluyoruz ve kutlanacak da…”

(syf 228)

31.”Büyük kumandanlarımız ve devlet adamlarımız her defasında ortaya çıkabilmişse, işgalcilere kafa tutup bağımsızlığı başarabildiysek, bunun bu topraklarda bir geleneği var demektir.”

(syf 228)

32.”Mübadele ile Türkiye’ye gelen nüfus için özel çalışmalar yapılmıştır ve bu kitle büyük ölçüde memnun kalmıştır. Ancak tam memnun kalmadılar, kalamazlardı da.Çünkü dünyada hiçbir göçmen geldiği memleketi tamamen sevemez, eskisini özlemeye devam eder. Bu bir kuraldır. Ağaçlıklı ev verilen, ‘memleketteki ağacım daha gölgeliydi ‘ der.”

(syf 270)

33.”Gazi Mustafa Kemal Paşa karşı tarafın açığını görmüş ve ‘Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!’demişti.Cumhuriyet’in ilanı da böyle bir uzak görüşlülüğün eseridir.Atatürk İnkılablarını yavaşlatan, hatta saptıranlar da yine etrafındakiler olmuştur. Bu kadrosuz ortamda Atatürk’ün büyük bir özelliği vardır ki o da ikna ve uyum sağlamadır.”

(syf 301)

34.”İzmir’in kurtuluşundan itibaren İsviçre’de okumuş olan Latife Hanım, Gazi Paşa ile temasa geçti. Yabancı dil bilgisi ve Avrupa’yı izlemesi Başkumandan’ı etkilemiş, model devlet reisi eşi böyle olmalıdır diye düşündürmüştü. Latife Hanım’ın bir Türkiye reis-i cumhurunun eşi olmanın ne olduğunu pek de iyi anlamadığı açıktır. İkincisi, Türkiye’de bir mareşalin ne olduğunu da bilmiyordu. Böyle lider bir kumandanın eşinin vagonun penceresinden sarkıp ona, ‘Kemal’ diye seslenmesi aslında 1920’lerde hiçbir yerin protokolüne uymazdı.”

(syf 304)

35.”Bu toplumda Atatürk’ü zihinlerden silmeye çalışmak bir lükstür, lüzumsuz çabadır. Yanlış tanıtmaya çalışmak da, amatör tarihçilerin işi olsa bile, gülünçtür. Onun için girişilecek en önemli iş Nutuk’u, Atatürk’ün söylev ve demeçlerini derleyip okumaktır.”

(syf 321)

36.”Biz Türklerin genel bir zaafı coğrafyayı, harita düzeyinde dahi bilmememizdir.Bu üniversite düzeyine kadar sürer.Öyle ki üniversite öğrencileri dahi harita izlemeyi ve yorumlamayı bilmemektedir.”

(syf 330)

37.”Cumhuriyet’ten evvel, Türkiye’de kadın hareketlerinde, kadının aydınlanmasında bir atılım vardı. Ancak Cumhuriyet, bu hareketleri yönlendirmeyi, kanunlaştırmayı, sistemleştirmeyi başardı.Kadının toplum hayatındaki yerini, üstelik birçok Batı toplumundan önce kadınlara seçme-seçilme hakkı vererek sağlamlaştırmış olması, Cumhuriyet’in en önemli kazanımlarından biridir.”

(syf 344)

38.”Osmanlı İmparatorluğu da Türklerin imparatorluğudur, bu cumhuriyet de Türklerin cumhuriyetidir. Onu kuran monarkları, başbuğları, mareşalleri unutmayız, biz unutsak bile zaten başkaları menfi veya müspet olarak bu tarihî şahsiyetleri kurcalar. Bu cumhuriyeti kuran kumandanları da unutamayız.Bu vakayı kabul etmek insanın hem tarih yorumunu rahatlatır hem de politikasının ne olacağını daha iyi gösterir.”

(syf 391)

39.”Latin harflerinin, kendini gizleyen bir taraftarı da Sultan Abdülhamid’dir. Ona göre, ‘Halkımızın büyük cehaletine sebep, okuma yazma öğrenimindeki güçlüktür. Bu güçlüğün nedeni ise harflerimizdir.Sultan Abdülhamid, ‘Belki bu işi kolaylaştırmak için Latin alfabesini kabul etmek yerinde olur ‘ demektedir.”

(syf 350)

40.”Soyadı kanunu konusunda kasabalarda nüfus memurları günün diktatörü kesildi. İnsanlara soyadı telkin ettiler, seçilen soyadlarını da beğenmediler veya “zaten var” dediler. Kanun ve bu anlamdaki tüzükleri okuyacak kabiliyetleri de yoktu. Hatta bazı soyadlarını yanlış yazdılar, bunlar sonradan davalara sebep teşkil etti. Demokrasinin bilhassa taşrada yerleşmemiş olması bir problem yarattı. Buna karşılık her an istediği soyadını alan veya bunu değiştiren kasaba eşrafı da doğrudan doğruya bir edebiyat nüktesi olacak dereceye gelmiştir.”

(syf 397)

41.”Atatürk milliyetçidir. Bir Türk milliyetçisidir ama bunun yanında evrensel bir adamdır. Barışçıdır, dövüşmesini bildiği gibi barışmasını da bilir. ‘Mecbur kalmadıkça savaş bir cinayettir’ demiştir. İzmir’in kurtuluşu sonrasında Hükümet konağına girerken merdivenlere serilen ve ‘Onlar işgal ettiklerinde Türk bayrağını yere sermişlerdi.’ denilerek çiğnemesi istenen Yunan bayrağını kaldırtıp, ‘Bayrak bir milletin namusudur, ayaklar altına alınamaz’ diyecek kadar gerçek şövalyedir. Bir entelektüel olduğu hakikattir.”

(syf 424)

42.”(Atatürk) Çok iyi bir hatip olduğu da bir gerçektir. Alkolle olan ilişkisi uç derecede değildir. Sarhoş olup, kendinden geçtiği vaki değildir.Tam bir sigara tiryakisi ve kahve müptelasıdır.Balkanlılar gibi o da kahveyi çok severdi. İştahlı birisi değildi, yemek yemeyi çok sevmiyordu. En çok kuru fasülye ve ayranı severmiş. Batılı yemeklerden hazzetmez, hep Türk yemeklerini tercih edermiş. Mesela peynirli omleti de çok severmiş. Az yiyen, az uyuyan bir kişiydi.Hiç küfür etmezmiş.Birine kızdığında söylediği laf ‘inatçı katır’ olurmuş”

(syf 425)

43.”(Atatürk) Vücut duruşu ile fotoğrafı ayarlıyordu.Kadınlara iltifat ederken hiç zahmetine acımıyordu.Hatta hak etmeyen kadınlara bile iltifat ediyordu ve bundan da hoşlanıyordu.İltifat dağıtan, cömert birisiydi,çünkü iltifat da bir atıfettir. Mesela iyi dans ediyor, buna folklor da dahil. Resimlerden de görüleceği gibi Balkanlar’dan gelen heyetlerle horon tepiyordu.Bu herkesi cezbediyordu.”

(syf 426)

44.”İran şahı ile görüşmesinde Şah böyle daha babavari görünen bir adam ve Atatürk de onun hemen karşısında efendi adam pozundadır.Şah’a katiyyen bir küçümsemesi, en hafif bir iması yoktur.Halbuki adam okumamıştır ve çavuşluktan çıkmadır. Atatürk ise birinci sınıf bir kurmaydı, hangi orduya koysan general olurdu.Mesela ulema takımı ile ilişkilerinde öyle, fazla ukalalık yapanlardan değildi.”

(syf 426)

45.”(Atatürk) Cephede bile kitap okuyacak kadar gerçek bir kitap tutkunudur. Binlerce kitap okumuştur. Biraz da onun için büyük bir adamdır.Okuduklarının başında Reşat Nuri geliyor.Bütün kuşağı gibi şiir de seviyordu, ama şiirle düşünmekten çok, nesri seviyordu.”

(syf 429)

Gazi Mustafa Kemal Atatürk – İlber Ortaylı

Kronik Kitap

Ne düşünüyorsun ?

2 puan
Artı oy Eksi oy

Bir cevap yazın

Az Bilinen Edebiyat Uyarlaması Filmler

Kübizm’i Popüler Yapan Sanatçılar Kimlerdi?